Haliç kıyısına dizilmiş bu iki komşu semt (Fener ve Balat), İstanbul'un koşturmacasından çıkıp bir zaman makinesine adım atmak gibidir. Yüzyıllar boyunca Musevilerin, Rumların, Ermenilerin ve Müslümanların kapı komşusu olduğu bu dar sokaklarda; çamaşır iplerinin altından geçerken bir köşede asırlık bir sinagog, diğer köşede bir kilise veya tarihi bir cami görebilirsiniz.
Fener sokaklarına daldığınızda, dar yokuşların arasından aniden gökyüzünü kaplayan o devasa, şato kılıklı kızıl bina belirir: Özel Fener Rum Lisesi (Kırmızı Mektep). Marsilya'dan getirilen kırmızı tuğlalarla yapılan bu okul, ihtişamıyla adeta İstanbul'un "Hogwarts"ı gibidir. Hemen sahil tarafında ise dünya Ortodokslarının merkezi olan Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ve onun altın varaklı, muazzam ahşap oymalı Aya Yorgi Kilisesi yer alır.
Balat tarafına doğru yürüdükçe, o meşhur cumbalı ve rengarenk tarihi evlerin sıralandığı Kiremit Caddesi ve Merdivenli Yokuş karşınıza çıkar. Bugün bu sokaklar, antikacıların (mezat salonlarının), konsept kafelerin ve tasarım butiklerinin istilasına uğramış olsa da, o eski "mahalle" ruhunu hala korumayı başarmıştır.
Neden Gitmelisin?
Yorumlar ve Değerlendirmeler
0 YorumDeneyiminizi Paylaşın
Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.