Küçük Çamlıca Tepesi'nde, eski o çirkin ve paslı anten tarlalarının yerini alan bu devasa yapı, dışarıdan bakıldığında adeta şehre inmiş fütüristik bir uzay gemisini veya açmak üzere olan dev bir lale tomurcuğunu andırır. Yerden tam 369 metre yüksekliğiyle (deniz seviyesinden 587 metre) Avrupa'nın en yüksek kulesi unvanını taşıyan Çamlıca Kulesi, İstanbul'a kelimenin tam anlamıyla "tanrının gözüyle" bakmanızı sağlar.
Saniyede 8 metre çıkan o süper hızlı (ve kulaklarınızı basınçtan pıt diye açan) asansörlerle seyir terasına ulaştığınızda, camların ardında 360 derecelik, uçsuz bucaksız bir İstanbul haritası serilir. Boğaz'ın o mavi kıvrımı, köprüler, Tarihi Yarımada, Adalar ve hava berraksa Karadeniz'in girişi bile ayaklarınızın altındadır. Şehrin o kaotik trafiği ve gürültüsü, buradan bakıldığında tamamen sessiz, minyatür bir maket gibi görünür.
İçerisinde sadece seyir terası değil; aynı zamanda şık bir restoran ve kafe de bulunuyor. Kahvenizi yudumlarken bulutların sizinle aynı hizada süzülmesini izlemek, buranın en havalı deneyimidir.
Neden Gitmelisin?
Yorumlar ve Değerlendirmeler
0 YorumDeneyiminizi Paylaşın
Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.