Beykoz'un en asil, en "İstanbullu" semtlerinden biri olan Kanlıca, iki şeyle hafızalara kazınmıştır: Kıyıya inci gibi dizilmiş o dudak uçuklatan tarihi yalılar ve tabii ki o meşhur Kanlıca Yoğurdu. Semtin meydanına, o asırlık çınar ağaçlarının altına adım attığınız an, Boğaz'ın o kendine has serinliği ve martı sesleri sizi sarıp sarmalar.
Burası devasa bir turizm merkezi veya gürültülü bir piyasa mekanı değildir; burası bir ritüel yeridir. İskele meydanındaki tarihi İsmail Ağa Kahvesi'ne veya sahil kenarındaki çay bahçelerine oturup, üzerine kar gibi pudra şekeri yağdırılmış o kaymaklı yoğurdu kaşıklamak, İstanbullu olmanın (veya İstanbul'u yaşamanın) en yazılı olmayan kurallarından biridir.
Kanlıca aynı zamanda Boğaz'ın mimari açıdan en zengin duraklarından biridir. Yağcı Şefik Bey Yalısı ve Zarif Mustafa Paşa Yalısı gibi Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örnekleri, suya yansıyan silüetleriyle semte o ağırbaşlı ve şiirsel havasını verir. Özellikle bahar aylarında, Kanlıca sırtlarındaki erguvan ağaçları patladığında semt adeta pembeye boyanır.
Neden Gitmelisin?
Yorumlar ve Değerlendirmeler
0 YorumDeneyiminizi Paylaşın
Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.