İstanbul'u anlatan o eski Türk filmlerinin değişmez mekanıdır Büyük Çamlıca Tepesi. Asırlık çam ağaçlarının altından Boğaz'a, Tarihi Yarımada'ya ve Adalar'a bakarak demli bir çay içmek, İstanbulluların en eski hafta sonu ritüellerinden biridir. Beltur tarafından işletilen tarihi köşklerin bahçesinde oturup o efil efil rüzgarı hissederken şehri izlemek insana "İyi ki bu şehirdeyim" dedirtir.
Ancak bu tepenin asıl olayı, son yıllarda şehrin hemen her yerinden görünen o anıtsal yapıdır: Büyük Çamlıca Camii. Cumhuriyet tarihinin en büyük camisi olan bu devasa eser, tam 6 minaresi ve 60 binden fazla kişiyi ağırlayabilen kapasitesiyle kelimenin tam anlamıyla "ihtişam" kelimesinin vücut bulmuş halidir. Burası sadece bir ibadethane değil; içinde sanat galerisi, devasa bir kütüphane ve inanılmaz bir müze barındıran dev bir kültür kompleksidir. Avlusuna çıktığınızda arkanızda devasa kubbeler, önünüzde ise ayaklarınızın altına serilmiş muazzam bir İstanbul panoraması durur.
Neden Gitmelisin?
Yorumlar ve Değerlendirmeler
0 YorumDeneyiminizi Paylaşın
Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.