Burgazada

Adalar Ada 3 0.00
Burgazada

Sait Faik’in Saklı Cenneti ve Bohem Ruhlu Komşu: Burgazada

Büyükada’nın şatafatı, Heybeliada’nın o lise/askeriye ciddiyeti Burgazada’ya uğramaz. Adalar’ın bu üçüncü büyük (ama aslında hissiyat olarak en butik) adası, iskeleye adım attığınız an sizi o beyaz badanalı evleri, kıyıya çekilmiş balıkçı kayıkları ve "ağ yama"layan amcalarıyla tam bir Ege kasabası gibi karşılar. Burası şairlerin, yazarların ve kalabalıktan kaçan gerçek İstanbulluların sığınağıdır.

Burgazada denilince akla gelen ilk isim tartışmasız, modern Türk hikayeciliğinin öncüsü Sait Faik Abasıyanık'tır. Hayatının büyük bir kısmını burada geçiren yazarın evi, bugün harika bir müzeye dönüştürülmüştür. Sokaklarında yürürken, onun anlattığı o balıkçıların, martıların ve denizin ruhunu iliklerinize kadar hissedersiniz. İskelenin hemen yanındaki görkemli Aya Yani Kilisesi ise adanın o eski Rum kültürünün en güzel simgesidir.

Adanın arka tarafına doğru yürüdüğünüzde ise işler iyice güzelleşir. Bir yanda kampçıların ve İstanbullu bohemlerin vazgeçilmezi olan o meşhur Madam Martha Koyu, diğer yanda ise adanın en uç noktasında, güneşi denizin içine batırabileceğiniz o efsanevi Kalpazankaya yer alır.

Neden Gitmelisin?

  • Sait Faik Müzesi: Büyük yazarın eşyalarını, el yazmalarını ve o meşhur daktilosunu kendi evinde ücretsiz olarak görüp, edebiyat tarihinde zaman yolculuğuna çıkmak.
  • Kalpazankaya’da Gün Batımı: Adanın arka tarafındaki o meşhur uçuruma (ve restorana) gidip, kızıl çamların arasından İstanbul'un en destansı gün batımlarından birine şahit olmak.
  • Madam Martha Koyu: Adını adanın eski ve iyiliksever bir sakini olan Madam Martha'dan alan bu bakir koyda, çakıl taşlarına uzanıp denizin sesini dinlemek.

Yazarın Notu

Gezi Platformu Editör Tavsiyesi
"Burgazada iskelesinden inince hemen elektrikli araçlara sarılmayın! Adanın sol tarafından, çam ağaçlarının altından kıvrılarak giden o yolu yürüyerek Kalpazankaya'ya gitmek (yaklaşık 30-40 dakika sürer), İstanbul'da yapabileceğiniz en keyifli doğa yürüyüşlerinden biridir. Sağınızda uçsuz bucaksız deniz, solunuzda çam ormanları... Eğer Kalpazankaya Restoran'da gün batımına karşı o efsanevi tandır kebabını veya balığı yiyecekseniz, haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmanız şarttır! Yoksa kapıdan döner, gün batımını ancak kayaların üzerine çöküp çekirdek çitleyerek izlersiniz (ki inanın, o bile harikadır!). Sait Faik Müzesi'nin de Pazartesi ve Salı günleri kapalı olduğunu aklınızdan çıkarmayın!"


Yorumlar ve Değerlendirmeler

0 Yorum
Deneyiminizi Paylaşın

Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.

Google Logo Google ile Devam Et
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Konum & İletişim