Prens Adaları vapuruna bindiğinizde sizi ilk karşılayan, rengini toprağındaki demir ve bakır madenlerinden alan o kızıl güzellik Kınalıada'dır. Diğer komşuları gibi devasa çam ormanlarıyla kaplı değildir, topoğrafyası daha kayalık ve çıplaktır. Ancak bu "ağaçsızlık" durumu, onu Adalar'ın en popüler "yüzme, plaj ve güneşlenme" merkezi yapmıştır.
Adaya adım attığınızda sizi çok samimi, tam bir "eski İstanbul yazlıkçısı" havası karşılar. Lüks restoranlardan ziyade; kapı önünde çekirdek çitleyen teyzeler, mayosuyla bakkala veya fırına giden neşeli kalabalıklar görürsünüz. Mimari olarak da oldukça zengindir; sahildeki o modern ve üçgen mimarili Kınalıada Camii ile tepelere doğru saklanmış o zarif Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi, adanın çok kültürlü yapısının en güzel özetidir.
Adanın arka tarafında kalan Ayazma Plajı ve irili ufaklı diğer taşlık koylar, İstanbulluların hafta sonu deniz hasretini gidermek için akın ettiği, şezlongların ve şemsiyelerin rengarenk bir tablo oluşturduğu yerlerdir.
Neden Gitmelisin?
Yorumlar ve Değerlendirmeler
0 YorumDeneyiminizi Paylaşın
Bu mekanı puanlamak ve yorum yapmak için tek tıkla güvenli giriş yapın.